SİYONİZM’İ AYAKLAR ALTINA ALAN BİR DİRENİŞ: 7 EKİM
Havadan, karadan ve denizden Siyonizmin kalbine bir hançer gibi saplanan; düşmanın dokunulmaz, yıkılmaz ve ezilmez olduğu yönündeki imajını paramparça eden, onun güçlü ve kudretli görünümünü yerle bir eden 7 Ekim Aksa Tufanı Direnişi’ni selamlıyoruz.
Onlarca yıldır zulüm ve türlü hukuksuzluklarla ezilen, toprakları gasp edilen ve sistematik bir soykırıma tabi tutulan bir halkın zulüm düzenine “dur” deyişinin, tarihin akışında büyük bir kırılma meydana getiren bu kutlu kıyamın 3. yılında; bir kez daha İslam Ümmeti için ibret vesilesi olmasını, suskunların yüzüne bir tokat gibi çarpmasını ve uyuyanları uyandırmasını temenni ediyoruz.
Dünya, yıllardır sessizce devam eden bir soykırımı, 7 Ekim Aksa Tufanı’yla birlikte artık canlı yayında, gözler önünde seyrediyor. Uluslararası kurumların ve kuruluşların, bu tarihî soykırım karşısında adeta felç olmuş bir beden gibi etkisiz, eylemsiz ve çaresiz kaldığına şahit olduğumuz ibret dolu üç yılı geride bırakırken, bazı önemli hususlara dikkat çekmek istiyoruz:
1. Filistin halkının İslami, insani ve uluslararası otoriteler nezdinde silahlı direniş ve kendi geleceğini tayin etme hakkı yüksek sesle dile getirilmelidir. Filistin halkının üzerine binlerce ton bomba yağdıran Siyonist terör şebekesine karşı Filistin halkının direnişi desteklenmeli; İslam ülkeleri de sahip oldukları siyasi, ekonomik ve diğer meşru imkânları kullanarak İsrail’in saldırganlığına engel olmalıdır.
2. Filistin aktivizmi yalnızca yürüyüş ve toplantılardan ibaret kalmamalıdır. Siyonist yapılarla hukuk çerçevesinde hesaplaşılması, işbirlikçilerinin ifşa edilmesi, yerel ve uluslararası hukukun etkin biçimde işletilmesi ve İsrail’in uluslararası alanda izole edilmesine yönelik somut faaliyetlerin derhal gündeme alınması gerekmektedir.
3. Filistin davasında sivil toplumun ve siyasetin tutarlı, süreklilik arz eden, başı ve sonu belli bir politik ve protest duruş ortaya koyması gerekirken, bugün neredeyse hiçbir yapının Filistin meselesine ilişkin elle tutulur, kapsamlı bir politik ve eylemsel stratejisinin bulunmadığını görüyoruz.
Devamı yorumda...👇🏻



